Mahcuzların Satış İsteme Süreleri Değişti


İcra İflas Yasasının 106. maddesi haczedilen mal menkul ise 1 yıl gayrimenkul ise 2 yıl içerisinde satışının istenilmesi gerektiğini, aksi halde haczin düşeceğini emretmekte idi. Bu durum icra takipleri ile uğraşanlar için çok bilinen bir husus olup her uygulayıcının hatırında olan bir konudur.

Halk arasında 3. Yargı Paketi olarak bilinen 6352 sayılı yasa 05 Temmuz 2012 tarihinde yayınlandı ve bir kısım hükümleri yayımı ile birlikte yürürlüğe girdi. Bir kısım hükümleri de yayımından 6 ay sonra yürürlüğe girecek.

Bir hukukçu büyüğümüz der ki: Bir yasayı elinize aldığınızda onun hükümlerinden önce yürürlük, yürütme, ek ve geçici maddelerini öncelikle önemle ve defaatle okuyup iyice anlayınız. Ben de bu yazıda paketin yasada meydana getirdiği değişikliklerin iyice anlaşılması için bu yöntemi uygulayacağım. Amacım akademik bir tez ortaya koymaktan ziyade uygulamaya yönelik olarak bazı hususlara dikkati çekmek.

Öncelikle bu yazının akademik bir yazı olmamasının verdiği rahatlıkla 6352 sayılı yasayı “paket” olarak anacağım. İİK yı ise yasa olarak anacağım.

Paketin yayım tarihi: 05 Temmuz 2012 dir.

Paketin 106. maddesi paketin 21. maddesinin yayımından 6 ay sonra yürürlüğe gireceğini yazmaktadır.

DİKKAT: Paketin 106. maddesi 6 ay sonra yürürlüğe girecek başka maddeleri de saymaktadır bunlar, 3, 4, 9, 10, 17, (18’in İİK 89/7 ekleyen kısmı), 23 ila 33, 36, 37, (38’in Geçici 9 ve Geçici 11 ekleyen kısmı) ve 105/1 maddeleri olup titizlikle incelenmelidir.

Satış isteme sürelerini düzenleyen 21. Maddenin yürürlüğe gireceği bu tarih 05 Ocak 2013 tarihidir.

Paketin 21. Maddesi de yasanın 106. maddesindeki sürelerin 6 ay ve 1 Yıl olarak değiştiğini yazmaktadır.

Buna göre satış isteme sürelerinin 6 ay ve 1 yıl olduğu tarih 05 Ocak 2013 Tarihidir.

Bu durumda yeni satış isteme sürelerinin hangi icra takiplerinde uygulanacağı önem arzetmektedir. Acaba yeni satış isteme süreleri eski takiplerde (-5 Ocak 2012- yürürlük tarihinden önce açılmış takipler) uygulanacak mıdır yoksa hareket noktası takibin başlama tarihi her ne olursa olsun haczin konulduğu tarih mi olacaktır?

Bu konu da paketin 38. maddesi ile yasaya eklenen GEÇİCİ 10. MADDE ile çözülmektedir. Yukarıya çıkardığımız yürürlük maddesi özetinden de anlaşılacağı üzere Geçici 10. Madde yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Paketin 38. maddesi ile yasaya eklenen GEÇİCİ 10. MADDESİ şu hükmü taşımaktadır:

“Bu Kanunun ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan takip işlemleri hakkında, değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilir

İşbu yazının müellifi Av. Serhat Tuğral olarak benim kanaatime göre durum şudur: Her takip, takip talebinin icra dairesine verilmesiyle başlar, ödeme veya icra emrinin tanzimi, tebliği, haciz, satış, paraların paylaştırılması gibi “takip işlemleri” ile devam eder. Takip talebi ile başlayan icra takibi ya alacaklının tatmini ile yahut da kısmi veya tam aciz vesikası ile sona erer. Buraya kaydetmediğimiz diğer hitam türleri de yok değildir. Arada yapılan muamelelerin her biri bağımsız takip işlemleridir. Şayet yasa koyucunun takip işlemlerinden muradı icra takibinin başlatılması olsa idi bunu açıkça “yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılan icra takipleri” diye açıkça yazardı.

Buradan anlaşılan şey, icra takibi değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlatılmış olsa bile, yani faraza 2011 esasını taşısa bile, 05 Ocak 2013 tarihinde başlatılan haciz işlemi neticesinde haczolunan menkulün satış isteme süresi 6 ay olacak, ancak 04 Ocak 2013 tarihinde başlatılan haciz işlemi neticesinde haczolunan menkulün satış isteme süresi 1 yıl olacaktır. Keza, 05 Ocak 2013 tarihinde başlatılan haciz işlemi sonucunda haczedilen bir gayrimenkulün satış isteme süresi 1 Yıl olacak iken, 04 Ocak 2013 ve öncesi tarihte başlatılan haciz işlemi sonucunda haczolunan gayrimenkulün satış isteme süresi 2 yıl olacaktır.

Konunun derinlemesine bir şekilde tartışmaya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Yasada “başlatılan takip işlemleri” tabiri ile tereddütlü bir durum oluşturulduğu kanaatindeyim. Uygulamada ve özellikle icra müdür ve memurları arasında yasa hükmünün “eski takipler eski usule, yeni takipler yeni usule tabidir” şeklinde algılandığı sıkça görülmektedir. 05 Ocak 2013 tarihi henüz gelmeden bu konuda fikri hazırlıklarımızı yapmamız ve donanımlı bir şekilde yeni uygulamayı karşılamamız faydalı olacaktır.

Kel ölüp sırma saçlı, kör ölüp badem gözlü olmadan satış isteme sürelerimize dikkat edelim.

Bu yazı icra hukuku içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s